Önce bir nehir çizdi – kıvrılan, akan, duraksız. “Hayat bu,” diye düşündü. “Biz bu akışın içindeyiz.”
Sonra renkler geldi. Turuncu – ateş, tutku, güneşin batışı. Mavi – su, derinlik, gecenin sessizliği. İkisi bir araya geldiğinde gün ile gece buluştu, bir denge oluştu.
Sol tarafa soluk ağaçlar ekledi. “Bunlar berraklık, saflık. Meditasyon sırasında zihnin ulaştığı o duru hal.” Sağ tarafa koyu silüetler çizdi. “Bunlar da gölgelerimiz, derinliklerimiz. Kabul etmemiz gereken karanlık yanlarımız.














